Özü Sözü Bir,Dürüstlüğü Kendine İlke Edinmiş,Dil,Din,Irk,Mezhep,Cinsiyet Ayrımı Yapmaksızın,İnsana İnsan Olduğu İçin Değer Veren Tüm Canlara Selam Olsun..HOŞGELDİNİZ..EROL BABA

Gurbette yasamak hem ne zordur bilen bilir, bu bölümde Siladaki dostlara gurbettten güncel ve de ilginc haberler aktarmaya calisacagiz.

Nerde Eski Bayramlar (21 Aralık 2007)

Çocukluğumun Bayramları şöyle bir film şeridi gibi geçiyorda gözümün önünden inanın ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.Şimdilerde hatır gönül kalmamış,dostluklar unutulmaya yüz tutmuş,küs olanların sayısı çok ama çok artmış.Önceleri Bayramlarda dargınlar barıştırılmış,şimdilerde kimsenin umrunda değil.Babalarını miras uğruna öldürten oğullar,kardeşininin cenazesine gitmeyen bacılar ve daha neler neler.Kin ve öfke her yanımızı kaplamış maalesef.En tepeden en aşağıya şöyle bir bakın,hemen göreceksiniz bu kin ve öfkeyi.Eskiden beri vardır ama son dönemde iyiden iyiye su yüzüne çıkmış olan moda ise, SİZDEN BİZDEN modası yani toplumdaki kutuplaşma da had safhada,İşte böyle olunca inanın Bayramlarında tadı tuzu kalmıyor.

Gurbette ise bu ayrım daha bir yoğunlukta,yani müslüman alemi gurbet elde en azından Bayramlarda birleşeceğine farklı görüşlerdeki insanların farklı CAMİİ ! eğilimleri sebebiyle Bayramlarda bile ayrılıklar yaşanıyor.Sonumuz ne mi olacak?Böyle giderse sonumuzun iyi olmayacağı o kadar açık ki.Bu vesileyle ben tüm Canların Bayramını Birkez Daha Kutluyor Büyüklerimin Ellerinden, Küçüklerimin Gözlerinden Öpüyorum.Saygılarımla.

Almanya'da Doğum Oranları Düşmeye Devam Ediyor(14 Aralık 2007)

Bizimkiler Sağlık Ocaklarında Hanımlara Doğum Kontrol yöntemlerini anlatmaya devam ederken,Almanların derdi bir başka.Evet Almanyada Doğum oranları her yıl bir önceki yıla nazaran düşmeye devam ediyor.Aslında bunun için bilimsel verilere dahi gerek yok çünkü hastanelerin doğum bölümlerini ya da bir ilkokulu ziyaret ettiğinizde dahi bunu kolayca gözlemleyebiliyorsunuz.Kaldı ki doğan çocukların nüfusa göre büyük kısmı yabancı kökenli.İster inanın ister inanamayın ama böyle giderse Almanya'da Alman bulmakta zorlanacağınız günler çok da uzak değil.Dilerseniz sizlere bu düşüşle ilgili birkaç rakam vereyim.2006 yılı'nda Almanya genelinde 672.000 çocuk dünyaya gelmiştir,yani bir önceki yıla nazaran tam 13.100 çocuk daha az.Adamlar rakamları yukarıya çekmek için yani doğum oranını arttırmak için yasalar çıkarıyorlar çıkarmasına ama bu yasalardan Allah ne verdiyse hücum deyip Almanya'da yaşayan yabancılar faydalanıyor.Almanlar ne mi yapıyor.Köpek bakıcılığı yapmaya devam!

Alman Usulü Hafif Acılı İşkence(13 Aralık 2007)

 Almanyada cezaevlerinde uygulanan psikolojik işkenceyi duymayanamız yoktur,yani hem burda hem de Türkiye'de Cezaevi'nde yatmış bir insana sorun ne der biliyormusunuz; Burda bir sene yatacağıma Türkiye de beş sene yatarım.Burda hücre sistemi vardır yani bizdeki gibi koğuş sistemi yok.Yani dakika bir ne demek istediğimi anladınız sanırım.Hatırlayacağınız üzere Aleaddin Çakıcı da Fransada cezaevinde yatarken bir an önce Türkiyeye naklini istemişti,çünkü burası kurdu kuzu yapıyor.Bu arada merak edenler için yazıyorum,en berbatı ise Belçika Cezaevleriymiş.Neyse Allah kimseyi düşürmesin diyor ve asıl konuya geçiyorum.Geçenlerde bizim vatandaşlardan biri şüphe üzerine gözaltına alınır ve karakola götürülür.Bende merak ettim ve sordum, içeride dayak atıyorlarmı diye .Cevabı çok ilginçti vatandaşımızın.İçeride dayak atmadılar ama ben zaten karakola ulaşıncaya kadar duman oldum.Ellerim arkadan kelepçeli ve  pollis minibüsünün arka tarafındayım.Aşağılık polis aracı öyle bir kullanıyorki,bir o yana bir bu yana çarpmaktan her tarafım morardı,kendileri ön tarafta kikir kikir gülüyorlardı halime,yani anlayacağınız hafif acılı işkence..Bilmem analtabildim mi yani zaten karakola gitmeden dünyanız dönüyor burda bilesiniz.

Hessen Gettosu (11 Aralık 2007)

Burdaki vatandaşlarımız bilir ama ben Türkiyedeki dostlar için açıklamakda fayda görüyorum.Almanya'da sosyla konut sahibi firmalar var ve bu firmalar binlerce konutun sahibi olup bunu diğerlerine nazaran daha uygun fiyatla ihtiyaç sahiplerine kiraya verirler.Bunlardan belkide en büyüğü olan NHW şirketi Avrupa'nın göbeğinde deli saçması bir karar aldı; Efendim neymiş,farklı etnik kökene sahip olanlar aynı binalarda oturmamalıymış ve hatta mümkünse bunların mahalleleride ayrı olmalıymış.Yani Ruslar ayrı mahallede,Türkler ayrı mahallede,Almanlar ayrı..Be! ey akıl fukaraları sizin hükümetiniz sözümona entegrasyon diye diye kendini paralarken sizin aldığınız bu karar deli saçması değilde ne peki? Alınan karara ilk tepki Eyalet Başbakanı Koch'tan geldi ama şu ana kadar da kararın iptaline yönelik  somut bir adım  atılmış değil.Karar karşısında biz ne mi yapıyoruz?Ne yapacağız kuzu kuzu seyrediyoruz,herzaman olduğu gibi.Saygılarımla 

Tam Bir Rezalet (06 Aralık 2007)

Kısa bir süre önce çıkartılan göç yasasıyla Almanyada yaşayan vatandaşlarımızla resmen dalga geçiliyor.Yasanın elle tutulur bir yanı yok ama özellikle Türkiye den gelecek olan eşlere uygulanan dil bilme zorunluluğu tam bir deli saçması.Üstelik bu yasa birtek Türklere ve Araplara uygulanıyor.Yani yaşını başını almış Almanlar ya da sapık zihniyetteki Almanların Uzak Doğu'dan ve de katalogdan sipariş ettikleri sözümona gelin adaylarının dil bilme zorunluluğu yok,onların ellerini kollarını sallayarak gelebiliyor ama Ayşeler,Mehmetler Almanca Dil Sınavından geçmek zorunda.Sınavda öyle böyle bir sınav değil yani burdaki Almanların bile çoğu saçmalar kalır bu sınavda.Çıldırmamak elde değil,bunların maksadı üzüm yemek değil bekçi dövmek.Bu saçmalık karşısında biz ne mi yapıyoruz.Biz koyuna pardon kuzuya dönüştürüldüğümüzden beri hiç birşey yapmıyoruz.Belki Fransada'ki göçmenler gelir de bizim adımıza burda da hak arar diye bekleyip duruyoruz işte. 

Özgürlük Budalaları (27 Kasım 2007)

Son zamnlarda Almanyada maalesef çığ gibi büyüyen bir moda var.Ne modası mı?Şaşıracaksınız ama boşanma modası.İnsanın inanası gelmiyor ama maalesef acı gerçek bu işte.Uzmanların bu konularda çok ilginç tespitleri var ki bu tespitlerin bir kısmı insanın tüylerini diken diken ediyor doğrusu.Bunlardan biri ve en önemlisi ise şu; Ailelerinden baskı gören genç kızlarımız maalesef kurtuluşu evlilikte görüyorlar,daha doğrusu önlerine ilk çıkanla evlenip öncelikle baba evinden kurtuluyorlar ve kısa bir süre sonrada koca evinden ya kaçıyor ya da boşanıyorlar.Olabilir elbet ,yani insan anlaşamıyorsa boşanabilir ama burda durum çok farklı maalesef bu genç kızlarımız daha sonra özgürlük adına hertürlü pisliğe bulaşıyorlar.Adını şu anda hatırlayamadığımız bir yazar arkadaşımız bu bayanları anlatan bir kitap kaleme almış.Kitabın İsmi : Özgürlük Budalaları..Bana sorarsanız cuk oturmuş bu isim.Yani Allah ıslah etsin demekten başka birşey gelmiyor elimden.Oralarda nasıl bilmem ama bizim burda, Türk Toplumunun Aile Yapısı çöktü çökecek.Konsolosluklarımız pasaport uzatma,askerlik uzatma vb işlerin yanısıra birazcık bu konularada eğilseler ya ne iyi olur.Gidişat iyi değil haberiniz ola.Saygılarımla

Bekleyin İniyorum (23 Kasım 2007)

Evet sevgili dostlar,sanmayınki deli birtek bizim ülkemizde var.Burda, yani Almanyada da öyle deliler var ki delilikte bizim delilere inanın pabuç bırakmazlar.Hemen benim oturduğum evin yakınında meydan gelen bir olayı aktaracağım sizlere ve de adam akıllı bir deli göreceksiniz.Hazırmısınız?

Günlerden bir pazar akşamı,hava soğuk ve hatta hafif şekide yağmur çiseliyor.Adamın biri dördüncü kattaki evinin balkonundan naralar atıp duruyor.Tabi burası Almanya,işgüzarın biri hemen Polisi arıyor gelin biri gürültü yapıyor rahatsız oluyorum diyor.Polis Merkezinde ha ha ha ki ki ki vakit öldüren iri kıyım polis memuru yanına dünya tatlısı meslektaşınıda alarak olay yerine intikal ediyor.Kendinden emin bir şekilde kapı ziline basıyor,adam yukarıdan ne istiyorsunuz diye bağırıyor.Memur,hakkınızda şikayet var yukarı geliyoruz der.Adamda memurlara siz zahmet etmeyin ben aşağı geliyorum der ve...... balkondan Polis Memurunun üzerine atlar..İri kıyım memur nakavt..adam bir köşede boylu boyunca yatıyor.Memure hanım ikinci anonsu yapar,yetişin adam üstümüze atladı..Takviye üç ekip ve de bunlarla birlikte üç adette ambulans olay yerine intikal eder.Hem Polis Memuru hemde vatandaş hastaneye kaldırılır.Bayan polis memuru ya arkadaşının durumuna çok üzüldüğü için ya da ,ya bu adam benim kafama düşseydi ben ne yapardım diye düşünüp sevindiği için ağlar.Yani burdaki deliler daha bir püsküllü.Aman bizim deliler duymasınlar.Saygılarımla

Avrupa'nın Lokomotifi(16 KASIM 2007)

Evet sevgili dostlar bahsettiğimiz ülke Almanyadan başkası değil.Bilim adamları bugüne kadar 76 Nobel aldı.Dünya ihracat şampiyonu.1 Milyar Euro ciroyu aşan 450 firmaya sahip.Avrupanın en çok patent başvurusu yapılan ülkesi.Her ne kadar ekonomide halkın cebi henüz şenlenmese de Almanya atakta. (Kaynak Team Dergisi)

Euro'ya geçişten sonra yaşanan tüm sıkıntılara rağmen bugün Almanya Avrupa'nın Lokomotifi olma görevini sürdürmektedir.Çok şey bilmeye gerek yok.Avrupadaki söz sahibi  üç ülke (ALMANYA FRANSA İNGİLTERE) sokaklarında gezdiğinizde dahi arada ki farkı çok açık bir şekilde görmeniz mümkün.Öyle bir sistem oturtulmuşki, iktidar kim olursa olsun sistem tıkır tıkr işliyor.Zaten sözkonusu olan Almanyanın  milli çıkarı ise akan sular duruyor bütün Almanlar biraraya toplanıyor.Yani anlayacağınız herşey devletini sevmekle başlıyor.Dilerim bizim ülkemizde de çamur atma dönemi bir an önce sona ererde bizim halkımızda daha medeni bir yaşam seviyesine kavuşur.Yani darısı başımıza..

ACININ BÖYLESİ(04 ARALIK 2006)

Bizim Restauranta gelen misafirlerimiz bizim meşhur acıyı bilirler, lakin son dönemde elimize binbir zorlukla geçen bir acı var ki yemin olsun bir damla dahi olsa tadına bakan kaçacak deli arıyor kendim denemedim ama deneyenlerin hallerini gözlerimle gördüm.Olurda denemek isterseniz tükenmeden yetişin ve de acı neymiş bir görün.

BU KEZ BİRİNCİYİZ !!!! (11 HAZİRAN 2006)

2005 Yılı İçerisinde suç işleyen yabancılar arasında Türkler birinciliği açık ara kazandı.Sıralamda Sırbistan Karadağ ikinci Polonya ise üçüncü oldu.Yabancıların işlemiş oldugğu suçlara gelince
  1. Yasadışı olarak Almanyada yaşamak
  2. İnsan Ticareti
  3.  Uyuşturucu Kaçakçılığı

Not..Sevgili Dostlar haber kaynağımızın atladığı bir noktayı izninizle ben aktarmak istiyorum ki Hırsızlık özellikle mağazalardan yapılan hırsızlıktada maalesef yabancılar önemli ölçüde pay sahibiler.

Bunlar adam olmaz (Haziran 2006)

Yillardan beri bölgemizin en etkili gazetelerinden birisi olan Rheinpfalz Gazetesinin düzenlemis oldugu futbol turnuvasinin sampiyonu gecen yil oldugu gibi bu yilda Sofra Kebap oldu.Oldu da ne oldu.Turnuva boyunca takimimiz oyuncularini tahrik eden Insan düsmani Naziler kupa töreni boyunca bizleri cileden cikarttilar.Üzerlerine giymis olduklari kirmizi tisörtlerin ön yüzüne Isvicre Bayragi yapistiran bu asagilik adamlar arka tarafina ise Türkiyeyi Dünya Kupasi finallerinin disina iten Isvicreye tesekkür mesaji yazmislardir.Icimiz kan agladi ama bizi asil kahreden organizasyon komitesi bu adamlara haddini bildirecegine turnuvada tam 53 gol yiyen kalecilerini turnuvanin en basarili kalecisi secmti.Bizim kaleci ise tüm maclarda toplam üc gol yemistir.Daha kötüsü turnuvayi düzenleyen gazete tipki gecen sene oldugu gibi bu yilda bizden sadece iki satirla bahsederken bu canilere sayfalarinda genisce yer vermistir.Yani bunlarin adam olmasi mümkün degil.Vicdan ve de insani duygulari yok denecek kadar az. Allah korkusu kesinlikle yok,tek korkulari devletin kanunlari ve de POLIS.Ben birkez daha anladim ki bunlar kesinlikle ADAM OLMAZ!..Erol BABA

DÜNYA KUPASINA DOĞRU(21 MAYIS 2006)

Maalesef çok bilmiş idarecilerimizin beceriksizlikleri sayesinde Milli Futbol takımımız 2006 Dünya Kupası Finallerine katılamıyor.Hani finaller bir başka ülkede düzenlense neyse deyip geçeceğiz ama Almanyada yaşayan bizler takımımızın burada olmasını çok ama çok istiyorduk.Şimdi sorun şu,entegrasyon entegrasyon deyip havasını soluduğumuz Almanyayımı destekleğeceğiz yoksa bir başka takımı mı..Ben kendi adıma söylüyorum ki benim gönlüm bir kez daha Brezilyadan yana..Bakalım görelim bu kez ipi kim göğüsleğecek..Erol BABA

ALMANYA DEYIP GECMEYIN(14 MAYIS 2006)

Bir cogumuz Almanyanin tam bir refah ülkesi oldugunu söyle ya da böyle bilir..Lakin yapilan son arastirmalar ortaya koyuyuor ki Almanya da yaklasik 860.000 kisi sokaklarda yasiyor.Bu insanlarin bir kisminin geceyi devletin kendilerine sagladigi yerlerde gecirdikleri belirtilirken bir cogunun sokaklarda sabahladiklari belirtilmistir.Kuskusuz bu insanlar herseye ragmen ülkemizde sokaklarda yasam savasi veren vatandaslarimizdan daha sanslilar cünkü benim gözlemim o ki burdakileri tabiri caiz ise rahatlik tepiyor ve de kendilerini sokaklara atiyorlar.Herkesin basini sokacaklari bir yuvasi olmasi temennisiyle...Erol BABA


BIZIM INSANIMIZ (07 Mayis 2006)

Yapimciligini Adil Palta,yönetmenligini Güven Bozcali'nin yapmis oldugu Bizim Insanimiz isimli programi izlemelerini tüm dostlara tavsiye ederim.Programi her pazar Almanya saatiyle 13:15 te uydu üzerinden yayinlanan Avrupa Show TV'den izleyebilirsiniz.Bizim Insanimiz isimli programin 14 Mayis Anneler Günü'nde yayinlanacak bölümünde Sevgili Dostumuz ve büyügümüz Mustafa Karyagdi'nin hayatindan kesitler aktarilacak.Daha baska sürprizler icin programi izlemenizi tavsiye ediyorum.Sizinde cevrenizde hayatini imrenerek izlediginiz ve de yoktan varolan kisilikler var ise lütfen benimle temas kurunuz.Kimbilir belki aranilan o kisi sizde olabilirsiniz ve de bu programda sizinde hayatiniz islenebilir.Erol BABA